ZİHİNSEL ENGELLİ BİREYLER DESTEK EĞİTİM PROGRAMI

Eğitim, önceden belirlenmiş amaçlara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkinliklerdir. Ayrıca eğitim, bireylerin toplumun normlarını, standartlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Bireyin yaşadığı toplum içinde değeri olan yetenek ve diğer davranış biçimleri geliştirdiği süreçlerin tamamı eğitim aracılığıyla edinilir. Tüm bireyler gibi zihinsel yetersizliği olan bireylerin de aynı aşamalardan geçmeleri söz konusudur. Ancak zihinsel yetersizliği olan bireylerin tüm bu aşamalarda yaşıtlarından daha farklı süreçlerden geçtiği bilinmektedir.

Özel eğitime gereksinimi olan bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri, bu bireylerin tüm gelişim alanlarındaki özellikleri ile akademik disiplin alanlarındaki yeterliliklerine dayalı olarak uygun ortamlarda sürdürülen eğitim özel eğitimdir.

Özel eğitim gerektiren birey, çeşitli nedenlerle, bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren bireydir. Zihinsel Yetersizliği Olan Bireylerin Destek Eğitim Programı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren özel özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitime devam eden zihinsel yetersizliği olan bireylerin, verilen özel eğitim hizmetlerinden etkili ve en üst düzeyde yararlanmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Program, ülkemizde zihinsel yetersizliği (ağır, orta, hafif düzeyde) olan bireylerin gelişim alanlarına ait özellikler dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Zihinsel yetersizliği olan bireylerin destek eğitim programının hazırlanmasında 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 3. maddesi ile 24/07/2008 tarihli ve 5793 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi dayanak teşkil etmektedir.

PROGRAMIN GENEL AMAÇLARI
Bu program ile bireylerin;
1. Bağımsız yaşam becerileri kazanmaları,
2. Öz bakım ve günlük yaşam becerilerini kazanmaları,
3. Psikomotor becerilerini geliştirmeleri,
4. Dil ve konuşma becerilerini geliştirmeleri,
5. Sözlü ve yazılı anlatım becerilerini geliştirmeleri,
6. Sosyal ve toplumsal uyum becerilerini geliştirmeleri,
7. Bilişsel hazırlık becerilerini geliştirmeleri beklenmektedir.

Zihinsel Engelli Çocuklar

Bedensel ve devinimsel özellikleri… Zihinsel özellikleri… Sosyal özellikleri… Kişilik özellikleri… İş ve çalışma özellikleri… Anne babalara tavsiyeler…

Bedensel ve Devinimsel Özellikleri

1. Normal yaşıtlarına göre daha sık hasta olurlar. Normal çocuklar gibi değillerdir,  kendilerini korumayı bilmezler.

2. Zihinsel engele ek olarak, görme ve işitme gibi bedensel özürler söz konusu olabilir.

3. Bu çocuklar, büyük ve küçük kaslarını kullanmada becerisizlik gösterirler. El göz işbirliğini geç ve zor öğrenirler.

Zihinsel Özellikleri

1. Akademik kavramları geç ve güç öğrenirler. Fazla sabır ve tekrara ihtiyaç duyarlar. En çok sıkıntı çektikleri konular matematiksel işlemlerdir. Bu çalışmalara karşı ilgileri çok geç ve sınırlı olarak gelişir.

2. Dikkat süreleri kısa ve dağınıktır. Devamlı izleme, teşvik ve değişiklik isterler. Konusu ne kadar ilgi çekici olsa da, etkinliklere kısa süre katılırlar.

3. Soyut terim, tanım ve kavramları çok geç ve zor anlayıp kavrarlar. Somut şeyleri daha kolay ve iyi kavrarlar. Kavramların somutlaştırılması anlamalarını kolaylaştırır.

5. Zaman kavramı çok geç ve zor gelişir.

6. Konuşmaya geç başlarlar. Konuşma gelişimleri zihinsel engelin derecesi ile orantılıdır. Akranları ile anlaşma zorluğu çektikleri için daima kendilerinden küçük çocuklarla ilişki kurarlar. Konuşma özürleri fazladır.

7. Genelleme yapamazlar. Bu çocuklar, kazandıkları bilgileri ilişkilerine uygulama ve genelleme yapma konusunda belirgin şekilde geridirler.

8. Kazandıkları bilgileri başka yerde kullanma hususunda çok güçlük çekerler. Kazandıkları bilgi ve becerileri ancak öğrendikleri şekilde uygulayabilirler.

9. Yeni durumlara uymakta çok zorluk çekerler. Sınırlı bir yeteneğe sahip oldukları için, yeni durumlara uyum sırasında kendilerini anlayan bir kişinin yanlarında bulunmasına ihtiyaç duyarlar.

10. Kolayca yorulurlar. Ufak tefek engeller karşısında yılgınlık gösterirler. Sebatsızdırlar. Etkinliklere üstesinden gelebilecekleri yerden başlamaları ve ilerlemeleri son derece önemlidir. Böylece çocuğu, düşebileceği yılgınlık ve panikten kurtarmak mümkün olur.

11. Gördükleri ve duydukları şeyleri çabuk unuturlar; bellekleri zayıftır. Uyaranların kalıcı olması için fazlaca tekrar yapmaları gerekir.

13. Yakın gelecekteki konulara ilgi duyarlar. Uzak gelecekle ilgilenmezler.

14. Algıları, kavramları ve tepkileri basittir.

15. Duygu ve düşüncelerini açık ve bağımsız olarak ifade edemezler.

Sosyal Özellikleri

1. Kendilerinden yaşça küçük çocuklarla iletişim kurarlar.

2. Kolay dostluk kuramaz; kurdukları dostlukları uzun süre devam ettiremezler.

3. Sosyal ilişkilerinde grupta daima başkalarına tâbi olmak eğilimindedirler. Sorumluluk almaktan çekinirler. Bunda kendilerinde grubu yönetecek yeterliliği ve güveni görmemeleri ve sınırlı sosyal yaşantılara sahip olmaları önemli rol oynayabilir.

4. Oyun ve toplum kurallarına uymakta güçlük çekerler. Kuralları zor olan oyunlara ve faaliyetlere katılmazlar. Oyunların kuralları, anlayacakları ve uyacakları seviyede basitleştirilmeli ve bu tür faaliyetlere etkin katılımları sağlanmalıdır.

5. Nezaket ve görgü kurallarına uymakta zorluk gösterirler. Bu kurallara uyma becerisi, sosyal durumlar içinde kazanılır. Hangi davranışların uyumlu olduğunu öğrenmeleri için uygun yaşantılardan geçmeleri gerekir.

6. Sosyal ilişkilerde bencildirler. Her şeyin kendilerine ait olmasını isterler, paylaşımcı değildirler.

Kişilik Özellikleri

1. Kendilerine güvenemezler, genellikle başkalarına dayanmayı tercih ederler. Bağımsız hareket etmekten çekinirler.

2. Sebatsızdırlar, kolayca cesaretleri kırılır.

3. Bir amaca ulaşmak için kuvvetli duygular hissetmezler. Ufak tefek engeller karşısında çözüm yolları aramazlar. Hemen yılgınlık gösterirler.

4. Geç ve zor dostluk kurarlar. Kurdukları dostluklar kısa sürelidir.

5. Sorumluluk almaktan kaçınırlar.

6. Birlikte oldukları kişilerin duygu ve düşüncelerine ilgi duymazlar.

7. Kendi kendilerine bir işe başlama  arzusu göstermezler.

8. Duygu ve düşüncelerini ifade etmede başarısızdırlar.

İş ve Çalışma Özellikleri

1. Bu çocuklar yaşıtları gibi bir iş sahibi olmak isterler.

2. Gerekli eğitim verildiği takdirde, pek çok iş  yapabilir ve meslek sahibi olabilirler.

3. Bir işi tümüyle öğrenmek için, işin basit bölümlere ayrılmasını isterler. Parçadan bütüne doğru öğrenirler. Öğrenme hızları yavaştır.

4. Her detay ayrı ayrı açıklanır ve istenilen şey somut olarak gösterilirse, zihin karışıklığı yaşamadan öğrenebilirler.

5. Bedenen çalışmaktan, ortaya bir ürün çıkarmaktan çok hoşlanırlar.

6. Anîden çıkan sorunların çözümünde yanlarında birinin olmasına ihtiyaç duyarlar.

7. Monoton işleri yapmaktan hoşlanırlar. Hemen bıkmazlar. Kendilerine öğretilen işleri hiçbir hileye sapmadan aynen yaparlar. Monoton işlerde normal çocuklardan üstün başarı gösterirler.

8. İşlerine bağlıdırlar; işe tam zamanında gelir ve tam zamanında ayrılırlar. İşyerinde uyulması  gereken kurallara aynen uyarlar. Emniyet kurallarına son derece saygılıdırlar.

9. Genellikle sakindirler ve işverenin isteklerine uygun davranış gösterirler.

10. Başarı gösterdikleri işlerden gurur duyarlar.

11. Başarısızlık durumunda güvenlerini hemen yitirirler. Etkinliklerin seçilmesinde ve alıştırmaların  yapılmasında çok dikkatli olmak, çocuğun hangi iş ve seviyede başarılı olacağını önceden kestirmek gerekir.

Anne ve Babalara Tavsiyeler

Buraya kadarki bölümlerde, eğitilebilir zihinsel engelli çocukların özellikleri, neleri yapıp neleri yapamadıkları, zihinsel, sosyal yetenek ve duygusal kapasitelerinin ne olduğu üzerinde durduk.

Anne babalar, çocuklarının diğer çocuklardan farklı oluşunu, bir tür cezalandırma olarak algılayıp ümitlerini kaybedebilirler. Bu düşünceyi bir tarafa bırakıp, eğitilebilir zihinsel engelli çocukları yetenek ve kapasitelerine göre iş sahibi yapmak için harekete geçmek gerekir. İş sahibi olmak, çocuklarımızın üzerinde olumlu sonuçlar doğuracak ve onların mutlu bireyler olmalarını sağlayacaktır.

Bu çocuklar, kendilerini sosyal ve ekonomik yönden bağımsızlığa kavuşturacak birçok şey öğrenebilirler. Kimseye yük olmadan yaşamlarını sürdürebilirler. Bunun başarılması için yapılması gereken tek şey, eğitimdir. Ancak eğitimin olumlu sonuçlar doğurabilmesi için, anne ve babaların yapması gerekenler vardır.

Aileler genellikle, çocuklarının zihinsel engelli olduğunu öğrendikten sonra normalden farklı davranmaya başlarlar. Bu davranış ve tutumlar çocukların sosyal, duygusal ve kişisel gelişimini engeller. Aile, çocuğun gelişimini engelleyen veya bozan davranışlardan kaçınmalıdır.

1. Aşırı derecede korumacı olunmamalıdır. Aksi halde, çocuğa hiçbir iş yapma olanağı  verilmez; çocuk, öğrenme ve gelişme imkânından yoksun kalmış olur.

2. Çocuklar aşırı derecede ihmal edilmemelidir. İhmal halinde çocuğun gelişmesi için gerekli şartlar hazırlanmaz.

3. Çocuk ve durumu kabul edilmelidir. Sevgi ve şefkat görmek, çocuğun gelişimini en üst düzeye çıkarır.

4. Çocuk beceriksiz olarak değerlendirilmemelidir. Bir şey yapmaya teşebbüs ettiğinde “Sen onu yapamazsın” gibi uyarılar, çocuğun kendine olan güvenini sarsar.

5. Yeteneklerinin sınırlı olduğu unutulmamalı, çocuktan yeteneğinin üstünde bir şey istenilmemelidir. Bu durumda çocuk, başarısızlıkla karşı karşıya kalacak ve böylece kendine güvenini kaybedecektir.

6. Çocuk ve durumu inkâr edilmemelidir. Çocuğun sahip olduğu düzey bir gerçeklik olarak kabul edilmelidir. Ancak bu durumda, çocuğa yardımcı olunabilir ve çocuğun gelişimi sağlanabilir.

7. Bu düzeydeki çocuklar gizlenmemelidir. Zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerin, yaşayarak öğrenme yoluyla gelişebileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bu gelişimin sağlanabilmesi için çocukların gizlenmek yerine toplum içine çıkarılarak sosyal ilişkiler kurması sağlanmalıdır. Çocuk, bir utanç kaynağı olarak görülmemeli, akranlarıyla ilişki kurmasının önüne geçilmemelidir.

8. Çocuk asla normal çocuklarla karşılaştırılmamalıdır.

9. Çocuğun durumu, ailede geçimsizlik  nedeni olmamalıdır. Anne baba birbirini suçlamaktansa çocuğun eğitimi konusunda neler yapabileceklerini araştırmalı ve var olan olanakları kullanmak üzere harekete geçmelidir.

10. Çocuğun eğitiminde sabır ve hoşgörü gösterilmelidir. Aksi halde çocuğun ilgi, istek ve yeteneği köreltilmiş olacaktır.

11. Çocuğun öğretmeni ile sıkı diyalog kurulmalıdır.

12. Çocuğun basit komutlara alışması için evde çeşitli egzersizler yapılmalıdır. Bardağı getir, koltuğa otur, git–gel gibi.

Anne ve babalar yukarıda belirtilen çalışma ve davranışlara ek olarak, çocuğun durumuna uygun bir eğitim alabilmesi için gerekli araştırma ve çalışmaları da yapmalıdır.

Söz konusu eğitimin sağlanması amacıyla yapabilecekleri ilk şey, bulundukları ildeki Rehberlik Araştırma Merkezine başvurmak olmalıdır. Ülkemizde özel eğitime muhtaç çocukların eğitimlerinin sağlanması için gerekli teşhis, tanı ve çalışmaların yapılabilmesi amacıyla her ilde en az bir tane Rehberlik Araştırma Merkezi bulunmaktadır. Bu merkezlere müracaat eden çocuklara, gerekli testler ve diğer ölçme araçları uygulanarak durumları tespit edilmektedir. Böylece çocuğun hangi düzeyde olduğu belirlenerek özür düzeyine göre yönlendirme yapılmaktadır. Ülkemizde eğitilebilir zihinsel düzeydeki çocukların eğitimleri için “özel eğitim sınıfları” normal çocuklarla iletişim kurma yoluyla sosyal, zihinsel ve davranışsal becerilerinin arttırılmasını amaçlayan ‘kaynaştırma programları’ bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu çocukların meslekî beceri kazanabilmelerini sağlamak ve bir iş sahibi olmalarına imkân tanımak amacıyla hizmet veren eğitilebilir çocuklar iş okulları bulunmaktadır.